Çarşamba, Eylül 27, 2006 

Yabancı Transferler Dosyasi: Diego Lugano

Diego Alfredo Lugano Moreno

  • Doğum Tarihi: 2 Kasım 1980
  • Doğum Yeri: Canelones, Uruguay
  • Boy: 188 cm
  • Kilo: 83
  • Takma İsim: Tota
  • Pozisyon: Defans
  • Numara: 35

Son dönemde Uruguay futbolunun yetiştirdiği en önemli yıldızlardan biri. Milli takımın kaptanlığını yapıyor. Kariyeri sayısız başarılarla dolu. 2005-2006 sezonunda Milan, Chelsea, Inter, Manchester United, Newcastle United ve Real Madrid gibi kulüplerden teklif almasına rağmen Sau Paulo'da kalmayı tercih etti. 2006-2007 sezonunda Fenerbahçe'den gelen teklifi kabul edip Türkiye'ye geldi. Ceza sahası içinde inanılmaz bir hakimiyeti var ve hava toplarında müthiş başarılı. 2005 yılında Güney Amerika'nın en iyi defans oyuncusu seçildi ve aynı yıl Dünya Klüpler Şampiyonluğunda Liverpool'a karşı oynanan maçta en iyi oyuncu seçildi. İdol'ü efsanevi Uruguay'lı defans oyuncusu Hugo de Leon'dur. Dünyanın sayılı defans oyuncularından olan Lugano'ya Türk medyasının takınacağı tutum merakla beklenmektedir.

Lugano'nun karakteristik özellikleri:
  • Pozisyon alması kusursuzdur
  • Tekniği ortalamanın üstündedir
  • Çok sert oynar, sarı-kırmızı kart görmeye yatkındır
  • Takım için oynayan bir savaşçıdır
  • Alışma dönemini atlattıktan sonra rakipleri için korkulu rüyadır
  • Karizmatik kişiliği sayesinde gittiği her kulüpte taraftarın sevgilisi olmuştur
  • Basınla ilişkileri iyidir
  • Aileye önem verir
  • Serbest vuruş ve kornerlerden gelen topları tamamlamakta ustadır
Lugano Tanıtım Görüntüleri:

Etiketler:

<

Salı, Eylül 26, 2006 

Yabancı Transferler Dosyasi: Matias Delgado

Matias Emilio Delgado
  • Doğum Yılı: 15 aralık 1982
  • Doğum Yeri: Rosario, Arjantin
  • Boy: 182 cm
  • Kilo: 77
  • Takma İsim: Barajlar Kralı
  • Pozisyon: Ortasaha
  • Numara: 10

Arjantin futbolunun gölgede kalmış yeteneği Delgado 1982 yılında Arjantin'in Rosario kentinde dünyaya geldi. Futbola Buenos Aires'te CA River Plate takımında başladı. Avrupaya gelmeden önce Chacarita Juniors takımında 50 maç oynayarak kendini kanıtladı. Basel takımına geldeikten sonra 113 maçta 41 gol atarak üstün bir performans ortaya koydu. Üst düzey takımlarda oynayan Arjantinli futbolcuların çokluğu nedeniyle milli takıma seçilemedi. Ülker'in katkılarıyla 2006-2007 futbol sezonunda Basel klübünden 6.5 milyon $ karşılığında transfer edildi. Beşiktaşta Nartallo'dan sonra oynayacak ikinci Arjantinli futbolcudur. Yüz hatları Arjantin'li efsanevi forvet Gabriel Batistuta'ya çok benzemektedir.

Delgado'nun karakteristik özellikleri:
  • Topu ayağında tutmayı sever ve iyi becerir
  • Top sürme becerisi üst düzeydedir
  • Boş alanları müthiş kullanır
  • Mütevazi kişiliği sayesinde ayakları yere basar
  • Çok fazla faullere maruz kalarak zayıf fiziği nedeniyle bolca sakatlık geçirir
  • Serbest atışları gole çevirme yüzdesi yüksektir
  • Her ortama çabuk ısınır
  • Tüm Arjantinli futbolcular gibi ilk hedefi futbolda şovdur
Delgado Tanıtım Görüntüleri:

Etiketler:

<

Perşembe, Eylül 21, 2006 

Yabancı Transferler Dosyasi: Junichi Inamoto

Junichi Inamoto

  • Doğum Yılı: 18 Eylül 1979
  • Doğum Yeri: Yusui, Kagoshima, Japonya
  • Boy: 181 cm
  • Kilo: 78
  • Takma İsim: Ina
  • Pozisyon: Ortasaha
  • Numara: 23


Japon futbolunun önemli isimlerinden Junichi Inamoto 1979 yılında dünyaya geldi. Futbola lise son sınıfta Gamba Osaka takımında başladı. 1998 yılında aynı takımla profosyenel sözleşme imzaladı. Daha sonra Arsenal takımına transfer edildi. Transfer edilişinin asıl amacı forma gelirlerinde elde edilecek paraydı. Bu bağlamda Arsenal istediğine ulaştı ve Inamoto takımdayken yaklaşık 15 milyon €'luk bir forma satışı elde etti. Bu gelirin %80'inden fazlası Japonya'dan elde sağlandı.
2002 dünya kupasında Zico'nun talebesiydi ve çok güzel maçlar çıkardı. 2 gol kaydetmesine rağmen Arsenal tarafından serbest bırakıldı. Daha sonra Fulham ile kontrat imzalayıp güzel maçlar çıkardı. İngiltere ile oynanan dostluk karşılaşmasında sakatlandı ve Fulham'dan Gamba Osaka takımına dönmek zorunda kaldı.
Bir süre sonra Inamoto 200,000 £ karşılığında West Bromwich Albion'a transfer oldu ve 2006 dünya kupasında oynadı. Galatasaray'ın maddi imkansızlıkları nedeniyle beklenen süper transfer gerçekleşemedi ve yerine Junichi Inamoto alındı.

Inamoto'nun karakteristik özellikleri:
  • Toplara ilk hamleleri iyidir
  • Müthiş ara pasları ve uzun paslar atar
  • Top sürmesi problemlidir, tek pasa yatkındır
  • Arkadaşlık ortamı ve motivasyon sağlandığında üst düzey performans gösterir
  • Diğer Japon'ların tersine sıcak kanlıdır
Inamoto Tanıtım Görüntüleri:

Etiketler:

<

Çarşamba, Eylül 20, 2006 

Türk Futbolunda Teknik Direktör Çıkmazı

İçinde futbol sevgisi bulunan her insan, bir gün tuttuğu takımın başına kendisinin geçeceği hayalini kurar. Her ne kadar büyük takımların başına geçme hayali ütopik olsada, futbolun teknik ve mental altyapısını kavramış her insan bu işe amatörcede olsa soyunabilir.

Teknik direktörleri 3 kategoriye ayırabiliriz:

  1. Eşofman giyip, maç boyu not tutup, el kol işaretleriyle takımı yönetmeye çalışan hocalar
  2. Takım elbise giyip, maç boyu futbolcularıyla çeşitli mimiklerle anlaşan, aksiyoner hocalar
  3. Takım elbise giyip, yanındaki kurmaylarıyla not tutan, takım yenik olsa bile oyuncusu çıkarken alkışlayan hocalar
Tek tek ele aldığımızda günümüz futbolunda 1 ve 2 numaralı teknik adamların yerlerini yavaş yavaş 3 nolu teknik adamlara bırakacağını görürüz. Chelsea teknik patronu Jose Mourinho ve ülkemizden Ersun Yanal bu tipte teknik adamlara önemli birer örnek. Bu iki teknik adamında futbolculuk kariyeri olmaması, teknik ve mental yapıyı iyi öğrenip organize çalışmaları başarıyı getirmiştir.
Futbolun özünde bir eğlence unsuru olduğunu unutmadan, kendimizi teknik direktörlerin yerine koymalıyız.

Efsanevi teknik adam Ottmar Hitzfeld'e göre iyi bir teknik adamda bulunması gerekenler:

  • Saygı gösterin: Topluma, medyaya, taraftara her koşulda saygı gösterin.
  • Oyuncularınıza ve onların duygularınıza güvenin: Oyuncularınızı aşırı eleştirmeyin, onlara inandığınızı gösterin.
  • Sezgilerinize güvenin ve karar alırken medya ve taraftarın etkisinde kalmayın. Beyninizle hazırlanın ve hislerinizi ancak aksiyon başlayınca harekete geçirin.
  • Mesafenizi koruyun: Oyuncularla mesafenizi her zaman koruyun. Onlarla özel dostluklar kurmayın.
  • Bireysel karakteristikleri takdir edin: Bazı oyuncularda güçlü bir kazanma hırsı vardır. Bu oyuncuları kabullenmeli ve tehdit değerlerine önem vermelisiniz. Ancak çizgiyi aştıklarında da alacakları ceza konusunda ayrım yapmamalısınız.
  • Hatalarınızdan ders alın: Hatalarınızdan her zaman olumlu sonuçlar çıkarmaya çalışın. (Örneğin Manchester United’dan son 2 dakikada 2 gol yiyerek kaybettikleri Şampiyonlar Ligi finalinden önemli bir ders aldıklarını ve ertesi sezon lig şampiyonluğunu son dakikada buldukları gollerle kazandıklarını belirtiyor.)
  • Yıldızlarınızı koruyun: Güçsüz yıldızlar güçsüz bir takım anlamına gelir. Yıldızlar büyük baskı altındadır ve onların takım içindeki yıldız pozisyonlarını korumalısınız.
  • Asla yalan söylemeyin: Oyunculara verdiğiniz sözleri tutun, aksi taktirde saygınlığınızı kaybedersiniz.
  • Kıskançlıklara izin vermeyin: Oyuncuların birbirlerinin takım içindeki rollerini kabullenmeleri çok önemlidir. Kıskançlık takıma büyük zarar verir.
  • Güçlü olduğunuzu gösterin: Teknik direktör asla zayıflık göstermemelidir. Yüz ifadesi oyuncularına güven vermelidir.
  • Stresi kaldırın: Başkalarının beklentilerini dikkate almamaya çalışın, çok fazla basın toplantısından kaçının ve evde asla futbol konuşmayın.
  • Ekibinizi iyi seçin: Teknik direktör olarak çevrenizde iyi elemanlara ihtiyacınız vardır. Takıma uzmanlık katacak kişiler. Dürüst ve güvenilir kişiler. Evet efendimci bir eleman kötüdür, ihtiyacınız olan dürüst görüşlerdir.


Bu özelliklerin hiçbirisi durup dururken ortaya çıkmaz. Takımımızın maçını seyrederken "ya bu adam burada oynarmı, çek sağa, ne oluyor bak" gibi nidalar insanı bir günde teknik direktör yapmaz.

Ülkemizde futbol denince akla 3-4 takım geliyor. Spor basını devamlı bu takımlara yer ayırıp, parayı bu takımlar üzerinden kazanıyor. Transfer sezonunda yüzlerce futbolcunun bu takımlara transfer edildiği haberleri para ve rant kaygısından başka birşey değildir.

Kaliteli Türk Basını(KTB), bazen para kazanmak için teknik direktör avcılığına soyunur. Sadece gazete satabilmek için dünyanın en iyi hocasıda olsa, 2 maç üst üste kötü sonuçlar alındığında yetenekleri sorgulanmaya başlar. Masa başında oturduğu yerden ahkam kesen insanlar, bu işe hayatının her saniyesini vermiş kişileri 2 kalem darbesiyle harcayabilirler. Burada sadece basını suçlamak haksızlık olur. Taraftar ve yönetimin basından aldıkları gazla teknik direktörün birkaç kötü sonucunda onu takımdan gönderebilir. Buna en iyi örnek 2006-2007 sezonunda Trabzonspor takımının daha ligin 6. haftasında Lazaroni gibi tecrübeli bir teknik adamı işinden kovması gösterilebilir.

Bugünlerde basınımız Tigana, Geretz ve Zico gibi üç büyüklerin hocalarına takmış durumda ve ekmeklerini bu teknik adamlardan çıkartmakta. İsterseniz bu teknik adamların geçmişlerine bir göz atalım:

Tigana: Tam adı Jean Amadou Tigana. Mali'nin baskenti Bamako'da doğdu. Yıllarca Bordeaux forması giydi. 1984 yılında Fransa'nın kazandığı Avrupa Şampiyonluğunda büyük dikkat çekmişti. Teknik direktörlük kariyerinde ise ilk olarak bugünkü görüntüsünden uzak Lyon'un başına geçip o zamanın imkanlarıyla başarılı olmuş, oradan Arsene Wenger'in Monaco'sunu alıp bir üçüncülük, bir şampiyonluk yaşatmıs, bir sene sonra yine Monaco'yla Şampiyonlar Ligi'nde çeyrek finalde Manchester United'ı eleyip, yarı finalde Juventus'a kaybetmiştir. Fulham'ı İngiltere 1. lig'de devralıp aynı sene Premier Lig'e çıkarmıştır. Fulham'da futbolcu transferleri yüzünden yolsuzlukla suçlanıp, takımdan ayrılmak zorunda bırakılmıştır. Futbolculuk ve teknik direktörlük yaşantısı başarılarla dolu Tigana'yı KTM (kaliteli Türk medyası) geldiğinden beri sorgulayıp göndermeye çalışıyor. Amaç tabiki yapay günden yaratıp para kazanmak.

Gerets: Tam adı Eric Gerets. 1954 yılında Belçika Rekem'de doğdu. Çok başarılı bir savunma oyuncusuydu ve PSV, Milan gibi büyük takımlarda oynadı. Milli takımın defansınıns kemiğini oluşturuyordu. Teknik direktörlüğünün en parlak dönemlerini PSV başındayken yaşamış, daha sonra Almanya'da Kaiserslautern ve Wolfsburg takımlarını çalıştırmıştır. Wolfsburg'un başında ilk 10 hafta çok güzel bir seri yakalamış ama daha sonra istikrarını bozmuştur. Belçika Milli Takımından teklif gelmiş, ancak pahalı olması nedeniyle alınmamıştır. Galatasaray'ın geçen seneki yetersiz (kimilerine göre) kadrosuyla Fenerbahçe'yi son maça kadar koğalayıp, son maçta şampiyonluk ipini göğüslemiştir. İnatçı ve takipçi bir teknik direktördür.

Zico: Tam adı Arthur Antunes Coimbra. 1953 yılında Brezilya'nın Rio de Janaerio kendinde doğdu. Pele'den sonra Brezilya'nın yetiştirdiği en iyi futbolcu olarak anılır. 80'lerde dünyanın en iyi orta saha oyuncusu olduğu kabul edilir. 88 kez giydiği milli takım formasında 66 golü bulunmaktadır. Brezilya'da Flamengo ve İtalya'da Udinesse'de efsanevi isimler listesine kendini ilk sırada yazdırdı. Teknik direktörlüğe 1995 yılında Kashima Antlers ile başladı. 7 yıl gibi bir süreyle bu takımı çalıştırıp istikrarını korudu. 1998-2000 yılları arasında Brezilya Milli takımının teknik kordinatörlüğünü yaptı. 2002-2006 arasında 4 yıl boyunca Japonya milli takımını çalıştırıp, Japonya'yı 2002 dünya kupasında gruplardan çıkararak büyük bir başarı gösterdi. Sanılanın aksine Japonya'da hücum değil, savunmaya dayalı, mücadeleci bir oyun oynatmıştır. Japonya Milli takımından ayrıldıktan sonra Fenerbahçe ile Avrupa futboluna merhaba demiştir.

Görüldüğü üzere bu üç teknik adam basının "yetersiz" söylemlerinin tam tersine dünya futbolunda imzaları bulunan, efsanevi isimler. Peki nasıl oluyorda basın bu insanları araştırma yapmadan yargılayabiliyor? Yorum size kalmış...

Kaynaklar: NTVMSNBC, tr.wikipedia, ek$isozluk

Etiketler:

<

Pazartesi, Eylül 18, 2006 

YorumCHU Kepenk Açıyor

Merhaba,

Bir futbol seyircisi olarak ortada dönen oyunlardan sıklıdınız, alternatif birşey arıyorsunuz. Doğru yerdesiniz. Arkanıza yaslanın ve amacı size keyifli ve güzel vakit geçirmek olan bu siteyi okumaya başlayın.

Uzun zamandır kirlenmiş spor basınına alternatif bir site yapmayı düşünüyordum. Günümüzde rant kavgasına dönen futbol oyunu, basının para kazanma düşüncesi ve gazete satma kaygısıyla yayınladığı yalan haberlerle içinden çıkılmaz bir hale geldi. Bir avuç futbol sevdalısı bazı gazetelerde, dergilerde ve TVlerde doyurucu ve nitelikli haber yapıyorlar. Bunları çoğumuz yakından tanıyor ve seviyoruz. Peki futbolu kaosa sürükleyip sadece kendi takımının çıkarlarını düşünen "hakim" yazar kitlesiyle ne yapacağız? -Onları izlemeyeceğiz, yazdıkları gazeteleri almayacağız. Yakın gelecekte bu site aracılığıyla yapılan çıkar kavgalarını, şike pazarlıklarını sizlere paylaşacağım.

Sitenin siz okurlara ve futbol kamuoyuna hayırlı olmasını diliyorum.

Etiketler:

<
yorumCHU günlüğünde yer alan tüm veriler yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Günlüğümde yer alan bilgiler ve doğrulukları tarafımdan garanti edilmemekte olup, bu bilgiler belli bir getirinin sağlanmasına yönelik olarak verilmemektedir. Bu nedenle bu sayfalarda yer alan bilgilerdeki hatalardan, eksikliklerden ya da bu bilgilere dayanılarak yapılan işlemlerden doğacak her türlü maddi/manevi zararlardan ve her ne şekilde olursa olsun üçüncü kişilerin uğrayabileceği her türlü zararlardan dolayı yorumCHU sorumlu tutulamaz.